FON: AHLÂK ÇÖKÜNTÜSÜ ve DOYUMSUZLUK PDF Yazdır e-Posta

(21 Ekim 2026, Çarşamba)

FON'cular ülkenin yozlaşmasını, emek harcamadan geçinmeyi, başkasının sırtından geçinmeyi, kişisel çıkarları için ülkeyi zora sokmayı, hiçbir ahlakî ve insanî değer tanımadan önemli kişi haline gelebilmeyi, paranın-servetin herşeyi çözebileceğini zihinlere yerleştirdiler.

Bu hale geliş bir iki senede olmadı. Yılların biriktirdiği ahlaksızlık, adaletsizlik, adam kayırmacılık, rüşvet, karaborsa, paradan para kazanma, şans oyunları, bankaların hadsiz ve denetimsiz kazançları, uyuşturucudan kazanç sağlama...

Bunların önünü açan, insanları aç gözlülüğe ve tamahkârlığa zemin hazırlayan, haram ve haksız kazanca yönlendiren bir yapı var Türkiye'de

Yolsuzluğun tarihi ülke idaresini elinde tutanlar eliyle yapılageldi bugüne değin.

Tanzimattan bu yana ülkenin işleyişi belli zümrelerin eline geçti. Onlar ülke insanına yabancı idiler, Avrupalı gözüyle kendi insanına baktılar.

Halka/kendi insanına yabancılaştılar. Bir dayanak aradılar bu dayanağı dışarıda bir güce yaslanarak buldular. O güç onları nereye sürüklerse oraya gittiler.

Darbeler beraberinde despotluğu getirdi. Her darbe kendi zenginini oluşturdu.

Bu darbeler kimi zaman askeri müdahale ile oldu, kimi zaman başka yollarla...

Darbe olmadan yapılanlara örnek Güneş Motel olayıdır.

 

[Bülent Ecevit AP'den istifa eden 12 vekille, CHP'li İstanbul Belediye Başkanı Aytekin Kotil'in organizasyonuyla belediyeye ait Florya'daki Güneş Moteli'nde görüştü ve CHP'ye geçişleri karşılığında bakanlık ve Ecevit'in idaresine destek pazarlığı yaptı. Oğuz Atalay teklifi reddedince 11'ler olarak bilinen bu olay vuku buldu;

Tuncay Mataracı - Gümrük ve Tekel Bakanı

Şerafettin Elçi - Bayındırlık Bakanı

Mete Tan - Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı

Hilmi İşgüzar - Sosyal Güvenlik Bakanı

Orhan Alp - Sanayi ve Teknoloji Bakanı

Ali Rıza Septioğlu - Devlet Bakanı (Meteorolojiden sorumlu)

Enver Akova - Devlet Bakanı

Hasan Korkut - Devlet Bakanı

Ahmet Karaaslan - İmar ve İskan Bakanı

Güneş Öngüt - Ulaştırma Bakanı]

Ülkenin en tepe noktasında bunlar olursa, altta daha vahim olayların cereyan etmesi tabiidir.

Normal işleyiş istişare ve dayanışma ile olur.

Despotik yapılar halkı susturur ve kendilerine bağlı bir zümre oluşturur, onlar eliyle ülkeyi idare eder.

Halkla ilişkileri hiyerarşiktir. Onlar idareci, halk idare edilendir. Halkın aklı ermez, onlar herşeyi en iyi bilenlerdir.

Tabii, bilenle bilmeyen bir olmaz. Bilmek ihtisas sahibi olmak, işini iyi yapmaya yönelik olmalıdır. Bilgi ve becerisini halkı ezmek, kirli işleri idare etmek için kullanılırsa netice böyle olur.

Bilgi sahibi olmak beraberinde ek yükler ve ödevler getirir. Her bilgi ve beceri yeni mesuliyet yükler insanın omuzuna.

Ayıca makam ve mansıp sahibi olmak mesuliyeti daha bir artırır, kamu malı diye bilinen husus ise yetim ve öksüzün, tüyü bitmemiş sabinin hakkını da içerir.

Erk sahipleri kamuya ait konularda hassas davranmazlarsa, onlara bakan iştahı kabarık, hak-hukuk tanımayan nadanlar; akıl almaz işler yaparlar. Bugün bunları yaşıyoruz.

Bütün bunlardan sonra şuna da dikkat çekmek istiyorum; toplumun bu hale gelmesinde herbirimizin ne kadar katkısı var, yaptığımız yanlışlar ve yapılan yanlışlara vâkıf olunca nasıl tavır takındığımız bunu da herkes küllahını önüne koyup bir muhasebesini yapmalıdır. Suçu hep başka yerde aramak hastalığından vazgeçip herbirimiz kendimizi ve çevremizi gözden geçirmeliyiz.

Ayrıca çare arayışlarda da kendimiz dışında herkes suçlu, biz pirupakız ön kabulünü terk etmeliyiz.

Bu toplum topyekun düzelmeden dar bir çevre kendini kurtaramaz. Kurtardığını sanır ama sonunda onlar da bu girdaba katılabilirler. Katılmaz iseler bile girdap herkesi içine alır.

Tarihin dönüm noktasındayız, dünya İslam'ın adalet şemsiyesine muhtaç. Bunu da naslara dayalı İslamî bir hayat isteyen Müslümanlar ancak sağlayabilir. Bu yükü omuzlayacak bir nesle ihtiyaç var. Bu nesil bu ülkede potansiyel olarak mevcuttur. Bu potansiyeli açığa çıkarıp yol almaklık birinci vazifemizdir, bunu yapmaz isek asıl o zaman Allah indinde sorumlu oluruz.

Haydin vazife başına...

 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

TOPLUMSAL VE KÜRESEL KARGAŞA VE ÇÖZÜM YOLLARI - 3
Ülke- Bölge İlişkileri Beynelmilel ...
TOPLUMSAL VE KÜRESEL KARGAŞA VE ÇÖZÜM YOLLARI -2
TOPLUMSAL VE KÜRESEL KARGAŞA VE ÇÖZÃ...
YENİ AHVAL - 2
(20 Temmuz 2025, Pazar) KUŞATMA ve KAR...
YENİ AHVAL
(24 Haziran 2025, Salı) Kişiler olara...
YEREL SEÇİM SONRASI ÜLKENİN AHVALİ
(1 Nisan 2024, Pazartesi) Yerel seçim ...
İNSAN KENDİNİ KEŞFEDEBİLİR Mİ?...
(26.01.2024, Cuma) Her kişi, 'önce ke...
MİLLİYETÇİLİK- MUHAFAZAKARLIK- ÜMMETÇİLİK
(Yerellik 'Yerlilik' - Muhafazakarlık -...
EY EHL-İ İSLAM, UYAN!
(06.11.2023, Pazartesi) Ey dünyayı gÃ...

Kimler Sitede

Şu anda 7 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 666
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 8089541
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >