| NEMENEM |
|
|
|
|
(02 Ağustos 2026, Cuma) Irmak'ın Yatağı Zemheride ırmak dondu, Üzerinde gezen tilkinin ayak izlerini gördüm. Kaygıyla yolunu beklediğim babamı tüten ocağın bacasıyla ısındım, Sarp kayalıklarda dağ keçilerini seyrettim. Külle toprağı karıştırdım. Donan kara serptim, donmasın yeşil buğday Yeşil buğday donmadı, yeşerdi yedi başak verdi... ... Karlar eridi ırmak coştu, yatağını değiştirdi, Yüz elli beş kesime gelen kavaklıkları tek tek devirdi Cıgarımı tüttürdüm seyre daldım. Tüm emeğimi, mazimi umutlarımı yıktı viran eyledi, Süklüm büklüm yıkıldım/yığıldım Derinden bir ses yankılandı; Verimli sandığın o yeşil, serin, asude Senin geçici hülyaların Beğenmediğin o kıraç ve susuz tarla asıl kaderinmiş.
Yıkılma, o verimsiz toprak sana sırlarını açacak ve sen yeniden hayat bulacaksın. Her yıkılış bir yeniden doğuşun habercisi, Dibe vurmak; yeniden dirilişin ilk adımı Gazze'de çocuklar yuvalarını terk etmedikçe, Yüreğine kül basan analar doğurdukça sen yıkılmayacaksın.
|





