Ziya Gökalp Anısına [MTTB Yayın Organı Birlik Gazetesinden]

(19 Ekim 2018, Cuma)

[MTTB Yayın Organı Birlik Gazetesinden]

Ziya Gökalp 24 Teşrinievvel (25 Ekim) 1924, 

Büyük Türk Mütefekkirinin Dokuzuncu Ölüm Yıl Dönümüdür.

24 Teşrinievvel 1924, Ziya Gökalp’ın öldüğü gündür. Aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen büyük mütefekkirin bıraktığı boşluk doldurulamamış, Türk münevverleri, Türk gençliği öksüz, mürşitsiz kalmışlardır. 

Milliyet aşkının yeniden ruhlara heyecan verdiği, gönülleri coşturduğu şu günlerde Ziya Gökalp’ı daha büyük bir hüzün ve elemle anıyoruz. Ziya Gökalp ölmemeliydi, bu gün genç ve temiz ruhları işleyecek bir Ziya Gökalp’a ne kadar büyük ihtiyacımız var?

Devamını oku...
 
Cemal Kaşıkçı Vesilesiyle

(12 Ekim 2018, Cuma)

Suudi vatandaşı Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim günü girdiği İstanbul Konsolosluk binasından sonra çıktığı görülmemiş. Büyük bir ihtimalle öldürülmüştür. 

Bu olay Suud Devletinin karakteristiğini gösterir. Devlet olabilmek petrol zenginliğiyle, Mukaddes belde olan Mekke ve Medine’ye sahip olmakla tek başına sağlanamıyor. Devlet aklı diye bir şey var, onu kavrayamayan devletler(!) kabile şefi veya mafya reisi tarzı hareket ediyorlar. Bu anlaşılamaz davranışları sergileyen Suud yönetimi petrolle, Mekke ve Medine kutsallığıyla olayı örteceğini sanıyor.

Bu hal sadece Suud’a mahsus değildir, kabile mevkiindeki devletlerin çoğunun davranış biçimidir ve birbirlerine benzeşiyor. Ruhlarına bu sinmiş durumda, kabilecilikten devlete geçişi sağlayamıyorlar. Kabile mantığıyla hareket eden devletlerin eline güç geçince zehirleniyorlar.

Devamını oku...
 
Kışkırtıcı Sorular

Dertlerin çoğaldığı dönemi yaşıyoruz.

Derdimizin ne olduğu hususunda bir mutabakatımız yok.

Daha çok sonuçlar üzerinden değerlendirmeler yapıyor ve derdin çıkış noktalarını es geçiyoruz.

Kimi bunu biliyor güncelleşmesi ve gündemleşmesini sakıncalı buluyor.

Kimi bulduğunu sanıyor, sonuçları sebep gibi gösteriyor bunun farkında değil.

Durum bu olunca çare diye sunulan reçeteler(!) de sadra şifa olamıyor.

Devamını oku...
 
İnsanın Kendisiyle Konuşması

(14 Eylül 2018, Cuma)

İnsanın kendi içine doğru yolculuk yapabilmesi, ehemmiyetli ve değerlidir. Bu; kişi kendi zaaf ve meziyetlerinin farkındadır, nerede nasıl davranması lazım geldiğini tesbit etmek için, kendisiyle bir hasbihal ediyor, demektir.

Bu hasbihali açıkta ve aleni yapanların bir kısmı deli muamelesi görür, toplum nezdinde itibarları pek yoktur.

Hasbihali kendi iç dünyasında yapıp belli yerlerde belli alanlarda zaman zaman bunu açığa çıkaranlar ise, itibarları biraz vardır, ama toplum tarafından istikrarsız diye nitelendirilir. Bunların ne yapacağı belli olmaz diye hüküm verilir toplumca.

İç hasbihali içinde tutan ve fakat dışarıya sızdırmamaya çalışanlar, toplum indinde tutarlı ve istikrarlı görünür, lakin kendi iç âlemleri, fokur fokur kaynar. Bu kaynayış dışa vurduğu anda, hastalık belirtisi olarak anlaşılır ve toplum da böylelerine pekiyi gözle bakmaz.

Devamını oku...
 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

Cemal Kaşıkçı Vesilesiyle
(12 Ekim 2018, Cuma) Suudi vatandaşı ...
Kışkırtıcı Sorular
Dertlerin çoğaldığı döne...
İnsanın Kendisiyle Konuşması
(14 Eylül 2018, Cuma) İnsanın ke...
Davet
(31 Ağustos 2018, Cuma) اُدْعُ ...
Bizim Matbuatın İnkilaba Hıyaneti(*)
(17 Ağustos 2018, Cuma) Bugünkü Matb...
1933 Türkiyesi ile 2018 Türkiyesinin Mukayesesi
(4 Ağustos 2018, Cumartesi) Milletleri...

Kimler Sitede

Şu anda 43 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 483
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 2473417
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >