Muhalefet Mantığı

(16 Kasım 2019, Cuma)

Muhalefet kelimesi veya kavramı bana hep daraltıcı geliyor. İşi kârı olmayanın başkasının hatasını gözeten bir ruh hali…

Bir nevi sosyal ve fikri röntgencilik.

Temelde varlığını muhalefete dayandıranların ruhi yapılarının çok sağlam olduğuna inanamıyorum. Mayası, bakış açısı, varoluşu, yanlışları bulmaya dayalı birinin mesuliyet duygusunun gelişmesi mümkün değil. Böylelerinin fikirleri hep uçarı ve cafcaflıdır. Daha rafine ve daha insancıl görünür. Hep bekâr oldukları için daima karı boşarlar.


 

Muhalefet ahlakı, bazen iş hayatında görünür, bazen fikir hayatında, bazen siyaset ve sosyal alanlarda görünür. Her birinin kendine has hasletleri vardır.

Muhalefeti işine taşıyan, daha doğrusu iş hayatını muhalefete bina edenin hayatı, hep başka şeylere bağlıdır. Bileğinin zoru ve alnının teriyle bir şeyler elde edilemeyeceğine inanır, para kazanan ve işini oturtan kim var ise, mutlaka bazı dayanaklarla veya kayırmalarla bu hale gelmiştir. Kim ki iyi işe sahiptir mutlaka orada bir bit yeniği vardır. Onun için hep birilerini suçlar. Kendisini destekleyen veya destekleyenler olursa veya olsaydı o da şimdi bir yerlerde olacaktı.

Kendisinin hiç kusuru yok daima kötü şartlar ve ahval ona gadretmiştir.

Muhalefeti fikri olanlar, eleştirmenlerdir. Onlar işleri gereği, yanlış bulma peşindedirler. Başkasının ileri sürdüğü fikre ve düşünceye ters yönden bakarlar onun nakısasını bulurlar.

Tam mükemmellik Allah’a hastır ve insan kusurludur, kusursuzluk işsizliktir. Bunu kavrayamazlar, insanın yaptığında mutlaka nakısa bulunur, ama bu yanlışları onaylamak anlamına gelmez. Bu tür insanların bir şey ürettikleri görülmemiştir, onlar hep tüketicidirler. Başkasının ürettiklerini tüketirler, bir nevi beceriksiz tezgahtar. Hayatları başkasının yanlışlarını tayin ve tesbitle geçer, bu ahlakı edinenler; hayata daima kötümser bakarlar, bardağın hep boş tarafını görürler. Yanlışı tayin ve tesbitteki gayeleri bir yol yöntem bulmak değil, bulunan yol ve yöntemi baltalamaktır. Yapıcılık semtlerine uğramaz, kendileri daima haklıdırlar, çünkü hiç yanlışları yoktur. Yanlışlarını lafla, başkasının yanlışlarına kıyasla örterler. Böyle de olunca kendileri arzın merkezi olur ve her yaptıkları dolaylı olarak nas addedilir. Bu psikolojiye sahip olanlar, asla cemiyet adamı olamazlar ve fakat kendilerini cemiyet için en âlâ ve vazgeçilmez sayarlar. Çünkü yanlışı hep başkası yapar...

Muhalefet siyaset ve cemiyet hayatına kayarsa, bu sefer marazilik tüm topluma sirayet eder. Bir cemiyete veya partiye mensup olanlar, umumi bir ahlak edinirler. Varlıkları; yanlış-doğru karşı çıkmak, yani her şeye karşı olmak. Onların iki yüzü vardır, bir yüzleri iktidardaki yüz, diğeri muhalefetteki yüz. Muhalefetteki yüzleri dürüst, insancıl, hakka hukuka riayetkar. İktidardaki yüzleri despot, tarafgir.

İnsan hakları onların dostları için geçerli, zaten kendileri gibi düşünmeyenlerin insanilikleri de tartışmalıdır. Çünkü içinde bulundukları sosyal grup dünyayı iyi bilen ve memleket için ne lazımsa, onlar eliyle ancak olabilire inanırlar.  İktidar olduklarında da kendi dar örgütlülüklerinden kurtulamazlar. Tipik örneği CHP dir. İttihatçılığın gavur yönünü esas alarak işler yaptılar. Tek parti dönemden kalma alışkanlıklarını hâlâ sürdürüyorlar

CHP liler devlet oldular 25-30 sene memleketin tek ve tartışmasız ve yaptıklarından sorumlu olmayan bir iktidar sürdüler. Bütün bunlara rağmen hâlâ muhaliftirler ve azınlık gibi davranıyorlar. Muhalefet ruhu azınlık ruhudur.

Her şeyden ve herkesten kuşku duyar.

Bastığı yer her zaman kaygandır. Onun için daima komplocudurlar.

 

 
Yeni Dönem (mi?)

(9 Kasım 2019, Cuma)

Türkiye’nin “Barış Pınarı Harekâtı” dolayısıyla dünya siyaseti hareketlendi. Hareketlenen dünya siyasetine uygun bir tarzda, iç hareketlilik de canlandı.

Dış hareketlilikle iç hareketlilik, yekdiğerini destekler mahiyette. Bunları birkaç taksimata tabi tutarak değerlendirmek mümkündür. Hepsini içiçe sokarak değerlendirmek kafa karışıklığına vesile olur. Onun için iç ve dış hem birbirine bağlı hem de farklı. İç için yapılan değerlendirmeler dıştan bağımsız ele alınırsa, meseleyi kavramakta nakıslık ortaya çıkar. İkisi içiçe girdirilerek değerlendirilirse, içte yapılan haksızlıkların üstü örtülür.

Onun için evvela bu meseleyi nasıl değerlendirmemiz lazım gelir, bunu belirtmemiz gerekir.

Devamını oku...
 
Barış Pınarı Harekâtı ile Ortadoğu Yeniden Şekillenecek
(25 Ekim2019, Cuma)

Barış Pınarı Harekâtı, Suriye konusunda ABD ile yapılan ateşkes, Rusya ile varılan Soçi mutabakatı, Suriye için beklenen yeni anayasa vb. konular nerelere evrilirse evrilsin, Türkiye’yi yeni imkânlar, yeni riskler bekliyor. Öte yandan, Cumhuriyetin kuruluşuyla ötelenen meseleler önümüzde duruyor. Üstelik daha da karmaşıklaşarak.

İç siyasette kilit iki ana konu var; Müslümanlıkla ve Kürtlükle devletin ilişki biçimidir. Dış siyasette ise; İslam medeniyet havzasına dönüp dönememe ile ilgilidir. Çok nazik ve kırılgan bir dönemeçtedir ülke.

Türkiye’nin iç ve dış siyaseti, devleti idare etme biçimi, kurum-kuruluşların görev ve yetki alanları, ülke içi güç odaklarıyla (tarikat-vakıf-cemaat-dernek vb. STK’ların tümüyle) ilişkileri/yaklaşımları, aydın-ulema anlayışı, içinde bulunduğu “Batı Bloku” ile siyaset biçimi… elhasıl tüm ilişkiler yeniden ele alınacak ve bugünkü dünyanın yeni siyaset tarzına göre bir hal almaya başlayacak demek kehanet değildir.

Devamını oku...
 
İnsanın kendini unutması

(20 Eylül 2019, Cuma)

İnsanın kendisini kaybetmesi, itidalini yitirmesi, dengesini bozması, kendinden geçmesi… Durup dururken olacak bir hâl değildir.

Ümidini kesen kişi kendini unutur.

İnsanın yaslandığı bir duvarı, ümit beslediği, bel bağladığı, onunla kendini güvende hissettiği bir dayanağı, varlığını kendisine borçlu olduğu bir varlık vardır.

Varmak istediği bir hedefi, tutunmak istediği bir ideali olmayanın bu hayattan beklentisi farklılaşır, sahte şeylere bel bağlar, yeni hedefler, yeni varoluşlar aramaya başlar ve bulur.

***

Devamını oku...
 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

Muhalefet Mantığı
(16 Kasım 2019, Cuma) Muhalefet kelime...
Yeni Dönem (mi?)
(9 Kasım 2019, Cuma) Türkiye’nin ...
İnsanın kendini unutması
(20 Eylül 2019, Cuma) İnsanın ken...
Annemin Vefatı
(13 Eylül 2019, Cuma) Beyaz Anne...
Hasbihal - 2
(6 Eylül 2019, Cuma) Bir önce...
Hasbihal
(16 Ağustos 2019, Cuma) Nereye/neye od...
Ben Muhafazakâr Mıyım?
(5 Ağustos 2019, Pazartesi) Muhafazak&...

Kimler Sitede

Şu anda 18 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 519
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 3273313
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >