15 Temmuz / Öznesiz Eylem PDF Yazdır e-Posta

(15 Temmuz 2021, Perşembe)

15 Temmuza darbe teşebbüsü demek hareketi hafifletir. Bu bir kalkışmadır. Bir isyan, ülkeye yeni şekil verme isteği ve arzusu ile organize edilenaskeri bir kalkışmadır. Bu harekete destek veren diğer unsurları da hesaba katarsak topyekûn bir toplumsal harekettir.

Türkiye darbelere yabancı bir ülke değil. Cumhuriyetten önce de darbeler olmuştur bu ülkede. Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan askeri darbelerin hiçbiriyle tıpatıp aynı değildir.

Benzer tarafları askerin hareketin merkezinde oluşudur.

Diğer darbelerden farklı yanı, askerin içinde de bu darbeye karşı oluşun varlığıdır.

Başka bir özelliği de sahada hareketi yürüten asker, lakin darbeyi planlayan ve başında bulunanalar sivil. Diğer darbelerde olduğu gibi bu teşebbüsün arkasında da dış mihraklar var. Lakin bir farkı daha var o da bu darbeyi yöneten ABD'de mukim bir zat. Garip bir durum daha var darbenin sahibi yok. Aslına bakarsanız sahibi çok.

Bu kadar muğlak ve müphem bir teşebbüse kalkışanların yargılanması ve hesap sorulması da zor. Faili hiç yok gibi ama aynı zamanda failleri de çok. Buna biz naib-i faillerle işi götürüyorlar desek de olur.

 

Çünkü naib; birinin adına iş yapan demektir.  Naib-i fail de başkası adına fiili işleyen kişi demektir. Yani öznesiz bir darbe teşebbüsü. Peki bu kadar büyük bir hareket öznesiz olabilir mi? Demek ki gizli öznesi var bu işin.

Bu harekete niye ihtiyaç duyulmuştur. Asıl sorulması lazım gelen soru budur. Buna pek değinilmek istenmiyor veya gözardı ediliyor.

Bu darbe teşebbüsü/kalkışması, Türkiye ile ABD-AB ve diğer ülkeler arasındaki ilişki biçiminin yeniden şekillenmesine zemin hazırlamak için yapılmıştır.

İki kutuplu dünya var iken, bu ülkede darbeler raydan hafif sapan iktidarı hizaya getirmek için yapılırdı veya yapıldı. 1990'lı yıllara kadar Türkiye NATO'ya bağlı, batı değerlerine sadık, Demirperde ülkeleriyle nizalı bir ülke. Dünyada bir oturmuşluk vardı, buna parsellenmiş dünya da demek mümkün. Her ülkenin yeri ve sınırları belli, kültürü, gücü, yapabilirliği vazifeleri, kim hangi kampta?

1990'lı yıllarda 1950'li yıllarında kurulan iki kutuplu sistem bitince/bitirilince yeni bir dünya, yeni bir beynelmilel işleyiş oluşmaya başladı.

Yenidünya güçleri Türkiye için yeni bir rol biçmiş olmalılar ki ülkeyi topyekûn kontrol altına almaya yeltendiler.

FETÖ hareketini iyice inceleyenler 1960lardan beri hazırlık içinde olduklarını anlayabilirler.

Aslında FETÖ yapılanması Türkiye-ABD arasındaki işbirliğiyle atbaşı yürümüştür. Bunu Ruzi Nazar'dan, Enver Altaylı'dan, Doğu Paşa'dan, Yaşar Tunagür'den bağımsız da anlayamayız.

Bunların ilişkileri, devlet için ne ifade ettikleri ve nereye nasıl evirildiğini de anlamamız lazım. O işin başka hikayesi. Bu zevatın herbirinin ideali de başka başkaydı FETÖ bunlarla yola çıkarak ağını ördü.

Dikkat ederseniz ben de hep meçhul kip kullanıyorum, çünkü hareketin kendisi meçhullerle örülü. FETÖ hiçbir zaman açık ve mertçe hareket etmedi. Mensuplarını da malum olan meçhuller gibi yetiştirdi. Kendi içinde malum bizce meçhul. İmalar, göndermeler, sızıntılarla yetiştirilen bir kitle ve bu kitlenin yürüttüğü hareket?

Sebepleri değil sonuçları konuşuyor Türkiye. FETÖ darbe teşebbüsü sonuçtur.

İhdas edilecek olan yenidünya sistemi için Türkiye kilit rol oynayabilir diye karar verildi. Ülkeyi tam istedikleri kıvama getirmeleri lazım idi. Bunun için topyekûn bir zihniyet ve sistem değişikliği gerekecekti. Bunun sağlanması diğer darbelerde yaptıkları gibi yapılamayacağını anladılar veya öyle inandılar, öyle hazırlık yaptılar, ülkenin kılcal damarlarına kadar nüfuz ettiler. Kimin eliyle FETÖ'cüler eliyle.

Türkiye merkez addedildi.

Türkiye üzerinden ve Türkiye eliyle İslam dünyası, Afrika ve Doğu dünyası şekillenecekti. Yenidünya düzenine problem çıkaracak hangi anlayış ve düşünce varsa FETÖ üzerinden Türkiye eliyle bertaraf edilecekti. Tarikatlar, İhvan düşüncesi, Şiilik, selefilik, mezhep ve meşreplerin tümü FETÖ anlayışı doğrultusunda hizaya sokulacaktı.

Bu sadece düşünce ile sınırlı kalmayacak devletlerin siyaset ve bulunmaları gerek yer için de böyle olacaktı. Karşı çıkan devletler Türkiye'nin askeri gücüyle terbiye edilecekti.

Böyle ABD-AB vb. dünya hakim güçleri kullanılışlı maşayı bulmuş olacaklardı.

FETÖ batılı ülkelerde onlara hizmet ediyor, Doğu-İslam dünyasında ise dönüştürüyordu. Vazifesi bu idi bu vazife elan devam ediyor.

Peki sonuç ne oldu, bu hareket şimdilik akim kaldı. Ama plan işliyor. FETÖ elemanları bukalemun gibi her renge bürünebilirler. Her türlü siyasette görev alabilirler. Eski şekliyle olmazsa bile başka bir kılıkla karşımıza çıkabilirler. Meçhuller diyarın meçhuller ordusu başka bir kisve ile karşımıza çıkabilir. Tehlike geçmiş değil sadece sıcaklığını kaybetmiş. Bu teşebbüsten ders de çıkararak daha gizemli daha meçhul malumlar olarak karşımıza çıkabilirler.

Bu hareket akamete uğrayınca ABD-AB vb. boş durmadılar, hemen yedekte bekletilen emre amade devletleri uygulamaya aldılar. Mısır- Suudi Arabistan- BAE.

Türkiye ile yapmak istediklerini şimdilik bunlar ile idare ediyorlar. Aynı zamanda Türkiye'yi bunlar üzerinden de terbiye etmeye/cezalandırmaya kalkışıyorlar.

Sisi, Selman vb. artık hangi din anlayışının terör olup olmadığına karar veriyorlar.

Sistem dışına çıkma ihtimali olan düşünüş ve yaşayışı kontrol ediyorlar. Karşı çıkanı da hadlerini bildiriyorlar. Vazifelerini ifa ettikleri için de Batılı değerleri çiğneme haklarını da ellerinde bulunduruyorlar. Böyle bir imtiyazları var. Yarın işleri bitince de DEMOKRSİ, İNSAN HAKLAR vb. ile suçlanacaklar belki de yargılanacaklar.

Mevcut hükümete ve cumhurbaşkanlığı sistemine koro halinde saldırıların altında FETÖ izlerini aramak abesle iştigal değildir. Beynelmilel FETÖ kumpasın, planın bir parçasıdır.

FETÖ ile mücadele sulandırılmıştır.

FETÖ ile mücadele belli kişilerin sırtına yüklenilmiştir.

FETÖ ile mücadele İNSAN HAKLARINA kurban edilmiştir.

FETÖ ile mücadele iç siyaset malzemesi edilmiştir.

FETÖ ile mücadele ülke birliğini zedeler hale getirilmiştir.

FETÖ ile mücadelenin belli bir stratejisi yoktur.

FETÖ yargıda, askeriyede, siyasette, iş dünyasında, milli eğitimde elhasıl ülkenin kılcal damarlarında varlığını sürdürmektedir.

FETÖ mensupları umutlandırılmışlardır. Parlamenter sisteme geri dönülecek mağdur olan(!) FETÖ'cülerin hakları iade edilecek. Devlet bunlara hem itibarlarını iade edecek hem de tazminat ödeyecek. Yığınlarca FETÖ üyesi buna inanmaktadır ve bunun için planlar yapmaktadırlar.

Eğer FETÖ mensupları geri dönerlerse, bu sefer intikam almaya başlayacaklar, ülkenin altı üstüne getirilecektir.

Bunlar kehanet değil, bakan göz bunları görür.

Hükümet ve cumhurbaşkanlığı safına düşmeyeyim diye yutkunanlar ve istemeyerek FETÖ ekmeğine yağ sürenler umarın sonunda pişman olmazlar.

Hükümet - erk topyekûn FETÖ ile mücadele edemiyor. Yakınlarına sirayet eder diye mi çekiniyorlar. Yoksa bizim bilmediğimiz uluslararası baskı çok mu fazla. Artık bu saatten sonra FETÖ ile uzlaşma olamaz. Ya onlar tekrar hakim olacaklar veya başkaları.

Mevcut iktidarın -belki Tayyip Erdoğan'ın demek daha doğru olur- dışında FETÖ ile hangi siyasi parti, kadro, çevre, akıl mücadele edecek.

FETÖ ile mücadele hakkaniyete riayet edilerek yürütülürse sonuç alınır. Ülke güdeceği siyaseti açık beyan eder, etmelidir. ABD-AB- Rusya -Çin vb. ülkelerle nasıl bir yol izleneceği açıkça beyan edilmelidir.

Muğlak bir iç ve dış siyaset FETÖ için bulunmaz fırsattır.

FETÖ elebaşıları derdest edilip sorgulanmalı ve irtibatları tespit edilerek hesap derinleştirilmelidir.

Ayrıca FETÖ diye şikâyet edilenlerin değerlendirilmesi yapılırken güvenilir insanların sözüne itibar edilmelidir. At izi it izine karıştırılmamalıdır. Hükümet kendi bürokratına ne kadar güveniyor ve ne kadar hakim.

FETÖ ile mücadele sağlam ekip işidir. Bu ekip dar olmalı ve tam güvenilir olmalı. Belki böyle bir ekip. İnşallah var diyelim. Ama arazide gördüklerimiz ve yaşadıklarımız bunu doğrulamıyor. Mesela elan bile sınırlarda FETÖ için çalışanlar var ve onların nöbetlerinde yurt dışına kaçışlar sağlanıyor. Bu iddialar çokça dillendiriliyor. Bunun için tahkikat yapılmalıdır.

Hûşyar olalım, su uyur meçhul malumlar uyumaz.

 

 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

Afganistan
(4 Eylül 2021, Cumartesi) Taliban Afga...
15 Temmuz / Öznesiz Eylem
(15 Temmuz 2021, Perşembe) 15 Temmuza ...
Sadr (Sine, Göğüs) - 2
(26 Haziran 2021, Cumartesi) Nisa sures...
Sadr (Sine, Göğüs) - 1
(19 Haziran 2021, Cumartesi) Sadr; bir ...
Tenzil - Tefsir - Tevil
(12 Haziran 2021, Cumartesi) Tenzil N...
Makamatu'l-Kulub
(4 Haziran 2021, Cuma) Şeyh muhakkik E...
Saldırı Ahlakı
(20 Mayıs 2021, Perşembe) Rahmetli Nu...
İsrail Küstahlığının Sebepleri
(11 Mayıs 2021, Salı) Batı emperyali...

Kimler Sitede

Şu anda 20 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 590
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 4051781
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >