Önceliklerimiz PDF Yazdır e-Posta

(18 Aralık 2020, Cuma)

Mümin, öncelikle farzlarla meşgul olmalıdır. Onları yerine getirdikten sonra sünnetlerle amel etmeli, sonra nafileler ve diğer faziletli amellerle meşgul olmalıdır.

Farzları tam yapmadan sünnetlerle meşguliyet ahmaklıktır. Farzlardan önce sünnetlerle meşgul olan birinin amelleri kabul olunmaz.

Abdulkadir Geylani Fütuhu'l-Gayb

 

İnanmak, amel etmek, sosyal veya siyasal bir hareket yürütmek, her hangi bir iş işlemek de bu kapsamda ele alınmalıdır. Her, düşünüş, yaşayış, iş ve amelin bir öncelik ve sonralık sıralaması vardır, bu sıralamaya riayet edilmelidir.

Asıl mesele bu sıralamayı nasıl ve neye göre yapacağız.

 

Mümin olarak bizim amellerimiz; imanımızla irtibatlıdır, iman olmadan amelin bir değeri de olamaz. Zaten iman etmeyen birinin Müslümanca amel etmesi de beklenemez.

İman etmenin de bir sıralaması vardır. Amentüde bu sıralama gayet sade ve açıkça beyan edilmiştir. 1-Allah'a inanmak, 2- Meleklere inanmak. 3- Kitaplara inanmak. 4-Rasullere inanmak. 5- Ahiret gününe inanmak. 6- Kadere inanmak (hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna iman etmek).

İman esaslarının sırasının mantıki bir silsilesi de vardır. Allah'a inanmayan meleklere nasıl ve niye inansın. Meleklere inanmayan meleğin getirdiği kitaplara niye inansın. Meleğin getirdiklerine inanmayan rasullere nasıl inanabilir. Rasule inanmayan haber verdiği ahiret inancına nasıl inanır, ahirete inanmayan hayır ve şerre öbür dünyadaki mükâfat ve mücazata nasıl inanabilir. Tersinden gidersek hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmayan, ahirete inanıyorum demesi ne denli doğrudur. Ahirete inanıp peygamberlere dolaysıyla son Peygamber Hz. Muhammed'e inanmamak nasıl izah edilir. Meleklere -bize gönderilen Kitap'ta belirtilen özelliklerine ve yapabilirliklerine- inanmamak Allah'a imanı da zedeler. Görüldüğü gibi iman esasları birbirine bağlı ve birbirinden kopmayan bir durum arzediyor.

İlk önce inanış açısından Allah'ın vahdaniyetine gölge düşürecek bir anlayıştan şiddetle kaçınacağız. Burada tenzih ve teşbih hususuna dikkat edeceğiz. Teşbihi tenzih ışığında ele alacağız. Yani Allah'a hiç şeyi denk addetmeyeceğiz. O, Zat'ı ve sıfatlarıyla benzersizdir. "Hiçbir şey O'nun benzeri/misli/dengi değildir. O, Es-Semi', El-Basîr'dir.? (42/Şûrâ 11). Bize bahşedilen nimetler; bilmek, akıl yürütmek, icat etmek vb. şeyler Allah'ın sıfatlarıyla kıyaslanmaz, müminin aklı bunu böyle kabul eder. Haddini bilecek. Haddi aşanlar iman sınırını zorlayanlardır.

Bu konuda elfaz-ı küfür ile efal-i küfürden kaçınmak gerekir, aksi halde farkına varmadan imanımızı tehlikeye atarız.

Amel olan İslam'ın şartları da böyle birbirine bağlıdır. Bunların da bir derecelenmeleri ve sıralamaları vardır. Öncelik ve sonralık hem imanda hem amelde lazımdır.  İman esaslarını ve İslam'ın şartlarını Allah Teâlâ bize bildirmiştir. İman esaslarının sıralaması da açıktır. Amel olan İslam'ın şartlarında ise yukarıdaki alıntıda belirtildiği bir öncelik ve sonralık sıralaması da vardır.

Farzların ifası nasıl ilk öncelikli ise haramlardan kaçınmak hususunda büyük günahlardan kaçınmak da o denli önemli ve önceliklidir. Faizin haramlığına inanmak ve ondan kaçınmak namazı kılmak kadar ehemmiyetlidir. Haksız yere adam öldürmek ne kadar kötü ve ağır bir yük ise zina etmek de o denli tehlikeli ve toplumu tahrip edicidir. Zina etmek değil ona yaklaşmak da tehlikelidir. Yüce Allah;

"Zinaya yaklaşmayın. Zira o, bir hayâsızlıktır ve çok kötü bir yoldur." (İsra, 17/32). "(Ey Resulüm), Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar! Bu, onlar için en uygun olan davranıştır. Allah yaptıkları her şeyden hakkıyla haberdardır. Mü'min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar! Yine söyle ki mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler." (Nur, 24/30-31)

"... Gözlerin zinası şehvetle bakmaktır." (Buhari, İstizan 12)

Bu konuda toplumsal bir açmazın içindedir Türkiye. Zinaya yaklaşmanın hiçbir tedbiri alınmamakta, aksine zinaya açılan bütün kapılar sonuna kadar açılmaktadır. Buna itiraz edenler linç edilmeye çalışmaktadır. Tedbir almayın sonra da neslin bozulmasından yakının bu yaman bir çelişkidir. Bu konu en büyük vazife idarecilere düşer, veballeri büyüktür.

Kumar ve içki için de aynı şeyleri söylemek mümkün. Onların önü açılmakta devlet bunlar üzerinde para kazanmaktadır.

Devlete gücümüz yetmiyor, sözümüz geçmiyor. Müslümanca yaşamak isteyenler kendilerini bu tür sapkınlardan korumaya çalışmalı ve ortak bir yol izlemek için çaba harcamalıdır. Önceliklerimizi bunlara vermeliyiz.

...

 

Peki, bize sıralaması bildirilmeyen şeylerin inanış ve yaşayış sıralamasını nasıl yapacağız. Müslümanın akıl yürütmesi ve amel işlemesi de iman ve amel sıralamasına göre olmalıdır.

Yaşayış açısından da bize (Müslümanlara / fıtratını muhafaza eden bütün insanlara) bir alan çizilmiş onu aşmayacağız. O alanın sınırları helaller ve haramlardır. Helal ve haramın açık olduğu alanda durmamız lazım gelen yerde duracağız, yani helal dairesinde kalacağız, haram dairesine girmeyeceğiz. Hasbelbeşer günah işlemek ile benim kast ettiğim husus farklıdır, insan günah işleyebilir ama bu günahı meşru görmek farklıdır. Mesela "Allah yasaklamış ama bu çağa uygun değil" benzeri anlayışlar gibi. Allah'ın helal kıldığını da biz haram sayamayız, takva adına bu alanlara müdahale etme hakkımız yok. Kişi nefsini terbiye etmek için özel yöntemler kullanabilir, böyle bir durum helal ve haram dairesinde değerlendirilemez.

Asıl problem sosyal ve siyasal olaylarda o durumlarda öncelik ve sonralık nasıl belirlenir, hangi durumlarda, hangi şartlarda ne nasıl öne alınabilir veya geriye bırakılabilir.

Bu konu tamamen vahiyle terbiye adilmiş,  iman ve ihlasla bezenmiş akıllarla yapılabilir veya yapılmalıdır.

...

 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

Mehmet Taşkıran Rahmet-i Rahman'a Kavuştu
(28 Aralık 2020, Pazartesi) Ömrünü ...
Asıl Yenilgi Nedir Yahut Yenilmek Yok Olmak Mıdır?
(7 Ocak 2021, Perşembe) ..... Gün ba...
Çiftçi ile Ayı
(28 Aralık 2020, Pazartesi) Çiftçini...
Kamuoyuna Duyuru
(24 Aralık 2020, Perşembe) Bilgi üre...
Taziye
(23 Aralık 2020, Çarşamba) Diyarbak...
Önceliklerimiz
(18 Aralık 2020, Cuma) Mümin, önceli...
Malcolm X ve Ben / Ölümden Dönüş
(11 Aralık 2020, Cuma) "Eskinin kölel...
Sohbet
(4 Aralık 2020, Cuma) Sohbetin asıl k...

Kimler Sitede

Şu anda 11 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 570
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 3741514
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >