12 Eylül Değerlendirmesi / Independent Türkçe Röportajı PDF Yazdır e-Posta

(12 Eylül 2020, Cumartesi)

Kazım Sağlam, 12 Eylül öncesinde İslamcı gençliğin İstanbul Üniversitesi liderlerinden biriydi.

"İslamcıların derdi bu topraklara ait olan İslami düşünceyi yeniden bu topraklara iade etmekti. Bizim derdimiz Osmanlı'yı yeniden ihya etmek değildi ama ortada bir problem vardı, dünya iki bloğa bölünmüştü,  bir de bu durum Türkiye'ye izdüşümleri vardı. Biz bunların dışına çıkmak istedik" diyor.

1969'da  Burhanettin Kayhan'ın MTTB Genel Başkanı olmasıyla hareketin daha "İslamcı" bir çizgiye oturduğunu anlatan Sağlam dönemi İslamcılar perspektifinden şu sözlerle anlattı: Daha öncesinde MTTB solcuların elindeydi. Erbakan'ın siyaset sahnesine çıkarak bu sahada da İslami bir söylem geliştirdi. Böylece sağ ve solun dışında yeni bir düşünce gelişti. Bizim de o düşüncenin ürünü olarak 1980'e kadar gayretlerimiz oldu. Bu, üniversitelere de sirayet etti. O zaman bize "Ecmainciler" diyorlardı. Bazı yerlerde ülkücülerle bazı yerlerde solcularla mücadele ediyorduk. Böyle bir ara yerdeydik. Bir kimlik izhar etmeye çalıştık.

 

Ortaya koymak istediklerinin "müesses nizam" açısından uygun görülmediğini belirten Sağlam, "Kurulu düzen ülkücülerle solcuları karşı karşıya getirdi, bizi de alana çekmek için zorladı. Gençliğin getirdiği heyecanla Erbakan'a ve Burhanettin Kayhan'a 'Niye olaylara müdahil olmuyoruz?' diye karşı çıkıyorduk. Şimdi bakınca doğru olanı yaptıklarını görüyorum" ifadelerini kullandı.

"Banka soymadık, kimseyi öldürmedik. Bazı yerlerde nefsi müdafalarda bulunduk. Epey de kardeşimizi şehit verdik. Bir kısmını komünistler bir kısmını da ülkücüler şehit etti. Bir kısmı hala faili meçhul" diyen Sağlam şunları söyledi:

MTTB, Akıncılar ve Milli Selamet Partisi'nin ortak bir aklı vardı ve bu akıl bizi şiddetten uzak tuttu. 1980'e kadar Nurcuları ve bir kısım tarikatçıları dışarıda tutarsak İslamcılık fraksiyonlara ayrışmamıştı. İslamcılar yekvücut olarak hareket ediyordu ve ortak bakışları vardı. MTTB'nin ciddi bir bilgi ve entelektüel birikimi vardı. 1976'da Akıncılar Derneği kurulunca bir ayrışma oldu. Akıncılar daha yaygınlaştı net ve sert söylemlerde bulundu. MTTB'deki entelektüel nesil biraz inkıtaya uğradı.

 

Sağlam'ın tutukluluğu 12 Eylül'ün hemen öncesine denk geliyor.

Üniversite bitince arkadaşlarıyla bir kampa gittiklerini anlatan Sağlam, yolunu cezaevine düşüren süreci şu sözlerle anlattı:

"Birileri 'Bunlar örgüt. Silahlı kamp yapıyorlar, Filistin'den adamlar gelmiş bunları eğitiyor' diye şikayet etmiş. Sonradan şikayeti yapanın bir komünist olduğunu öğrendik. Kamp alanına karayoluyla ulaşım yoktu, denizden gidilebiliyordu. Bir kayık tuttuk ve kamp alanına geldik. Denizden-karadan ve havadan baskın yaptılar. O kadar abartmışlardı ki helikopter bile getirmişlerdi. Bizi tutuklayıp götürdüler.

Askerin kamp alanında bir tabanca bulduğunu söyleyen Sağlam 13 arkadaşıyla önce Karacabey Cezaevi'ne, ardından Bursa'ya, sonra Selimiye Kışlası ve Kartal Maltepe Cezaevi'ne gönderildiklerini söyledi.

 

12 Eylül, İslamcıları kayırdı mı?

"Darbe biz cezaevindeyken geldi" diyor Sağlam. Radyodan öğrendikleri darbeyi önce sol ihtilal sandıklarını ardından Kenan Evren'in açıklamasıyla öyle olmadığını öğrendiklerini söylüyor.

Darbeden sonraki cezaevi ortamını şöyle anlatıyor:

Darbeden sonra baskılar arttı ve büyük işkenceler başladı. Bize epey çektirdiler. Nöbetçi yüzbaşı bizi çağırdı, belli işkence yapacak. Bahanesi ise "Askere hakaret etmek".  Öyle bir şey yapmadığımı söyledim. Ama adam dinlemiyor, bir manga asker kaldırıp götürdü ve bir ton işkence yaptılar. Bir hafta uyuyamadım. İşkence için bahane bulmaları zor değildi. Bıyık bırakmak da bir bahaneydi mesela. Sindirmeye çalışıyorlardı. Arkadaşlarımız hastalandı hastaneye götürmediler. İstiklal Marşı ve saygı duruşları sırasında dipçiklerle saldırdılar.

 

Sağlam'ın en büyük itirazı "12 Eylül cuntası İslamcıları kayırdı" iddiasına.

"Bu doğru bir tespit değil" diyen Sağlam şöyle konuştu:

''12 Eylül'ün bahanesi ortadaki anarşiydi. İnsanlar birbirini öldürüyordu. Bankalar soyuluyordu. Darbeciler bu bahaneleri verenlerin üzerine gitti. Bizim böyle suçlarımız yoktu ama buna rağmen ayırmadılar. MSP'yi, MTTB'yi, Akıncıları kapattılar, İlim Yayma gibi bir müesseseye kayyım atadılar. Cezaevlerine girenlerin, işkence görenlerin, idamla yargılananların dışında arkadaşlarımızın bir kısmı yurtdışına kaçmak zorunda kaldı. Bazı arkadaşlarımız hala yurtdışındadır, hala gelemediler. Biz de bedel ödedik. Bu, solun yalanı ve abartmasıdır.''

 

İslamcıların 12 Eylül sonrası büyük bir sorgulama içine girdiğini, bu sorgulamanın bazı sıkıntıları beraberinde getirdiğini ama bunun harekete bir dinamizm kattığını söyleyen Sağlam, 12 Eylül öncesi İslamcılarının 12 Eylül sonraki durumları hakkında şunları söyledi:

''Biz, siyasi parti üzerinden bir değişim sağlanabileceğine inanıyorduk. Ama ihtilalden sonra 'Böyle olmaz, yeni baştan bir düşünce kuralım' dedik. Çıktıktan sonra bolca usül, tefsir, hadis kitapları okuduk, tartıştık. O yeni bir sorgulama getirdi. Bu sorgulamayla "Karşı koyuş" üzerinden bir kimlik inşa ettik. Bu aslında biraz kırıcı oldu. Karşı çıkış üzerinden bir kimlik inşa ederseniz bu bir yerden sonra size de döner; nitekim bize de döndü. Kendi değer yargılarımızı, tarihteki kahramanlarımızı sorguladık. Bunun geçici olması lazımdı ama Müslümanlar arasında farklılaşmayı ve ayrışmayı da getirdi.

 

Sorgulamanın ipinin ucu kaçtı. Bu sorgulamayı ailemize, akrabalarımıza, anne ve babalarımıza kadar götürdük. Ama sonuçta bağımsız bir kimlik kazandık. Sonrasındaki sorgulamalar sayesinde solcuların yaşadığı bunalımı İslamcılar yaşamamış oldu."

Independent Türkçe'den okumak için tıklayınız.

 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

ÜMMETÇİLİK - YERELLİK
Yerellik- Yerlilik Yerellik İng. Local...
12 Eylül Değerlendirmesi / Independent Türkçe Röportajı
(12 Eylül 2020, Cumartesi) Kazım Sağ...
Nisyan
(18 Ağustos 2020, Salı) İnsan nisyan...
Say ü Gayret
(14 Ağustos 2020, Cuma) Bir adale ne k...
Yardım Kuruluşları
(4 Ağustos 2020, Pazartesi) İnsanın ...
Asım Gültekin Rahmet-i Rahman'a Kavuştu
(24 Temmuz 2020, Cuma) İNNA LİLLAHİ ...
15 Temmuz
(17 Temmuz 2020, Cuma) 15 Temmuz darbe ...
Toplumsal Yapılanmada Dinin Yeri - V
(11 Temmuz 2020, Cumartesi) MODERN DÜN...

Kimler Sitede

Şu anda 13 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 557
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 3654244
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >