Yardım Kuruluşları PDF Yazdır e-Posta

(4 Ağustos 2020, Pazartesi)

İnsanın insana ihtiyacı her daim vardır. Bu ihtiyaç kişiden kişiye, zamandan zamana, zeminden zemine değişebilir.

Kişiler arası yardımlaşma olduğu gibi, toplumlararası yardımlaşma ve devletlerarası yardımlaşmalar da vardır, elan da mevcuttur.

Zamanla yardımlaşma bazı kurallara bağlanmış, kişinin şahsiyetini zedelememek için belli kurallar getirilmiştir.

Bugün vakıflar, dernekler vb. değişik adlarla yardım kuruluşları fazlasıyla mevcuttur.

***

Vakıflar ile derneklerin mahiyeti birbirine karışmış durumda.

Vakıf, genelde varlıklı kişilerin hayır hasenat için kurduğu bir müessese olması lazım gelir idi.

Elan ise vakıf; bir araya gelmenin, çevre edinmenin, az da olsa vakıf sayesinde geçimini temin etmenin aracı, bir vasıta haline gelmiştir. Bunu genellemiyorum ama böyle olan vakıflar da vardır.

 

***

Beniâdem biraraya gelerek topluluklar oluşturuyorlar, mahalleler, şehirler ihdas ediyorlar. Modern dünyada kentler, mega kentler oluşturulmuş durumda.

Kapitalizmin azgınlaşması sunucu zenginler daha çok zenginleşiyor. Fakirler de gittikçe çoğalıyor.

Dünya o kadar içiçe girdi ki, herkes herkesten haberdar. Dünyanın herhangi bir yerinde olan şey, dünyanın öbür ucunda rahatlıkla takip edilebiliyor. İhtiyaçları da beynelmilel sermaye belirliyor. Fakirliğin ölçüsü bile belli mihraklar belirliyor.

Böyle bir dünyada ihtiyaç, nasıl net olarak belirlenir o da güç bir mesele olarak önümüzde duruyor. Bunların çözülmesi de çok zor bununda farkında olmamız lazım.

Bugün yardım kuruluşların çoğu maddi yardımda bulunmak etrafında hâlelenir. Yardımseverlerden toplanan ayni ve nakdi yardımlar ihtiyaç sahiplerine onlar vasıtasıyla ulaştırılır.

Bu tür hayırlı işlere vesile olmak, Allah indinde değerli bir ameldir. Ama çok dikkat edilmesi lazım gelir. Herhangi bir göndermede bulunmuyorum, bu tür hayırlara vesile olanlardan Allah razı olsun.

Asıl gündeme getirmek istediğim konu yardımlaşmanın kimlere yapılıyor olmasıdır.

Dünya küçülüyor, artık ülkeler, devletler de küçülüyor, etki alanları hem azalıyor hem de fonksiyonları farklılaşıyor.

Şimdi yardım kuruluşları nerelere yardım ediyorlar? Mesela kurban et ve derilerini hangi tür fakirlere dağıtıyorlar? Topladıkları ayni ve nakdi yardımları hangi ülkenin ne tür insanlarına dağıtıyorlar?

O ülkelere giderken masraflarını nasıl karşılıyorlar? Ettikleri masrafları daha aşağıya indirmek mümkün müdür?

Türkiye'de yaşayan insanlar genelde yardımsever insanlar olarak kabul edilir. Peki Türkiye içinde toplanan yardımların kaçta kaçı ülke içindeki yardıma muhtaç insanlara dağıtılıyor? Kaçta kaçı yurt dışında dağıtılıyor?  Bunun istatiği yapılıyor mu? Acaba bu ülkede fakirlerin hepsine ulaşılıyor mu?

Komşusu açken tok yatan bizden değildir hükmünü nasıl anlamamız lazım? Komşudan kasıt Suriye, Irak, Filistin, Afrika vb. midir? Yoksa hemen yanıbaşımızda ekmeğe muhtaç olan ve edebinden istemekten haya eden bu ülke insanı mıdır?

Keşke dünya Müslümanları, İslam coğrafyasının detaylı bir gelir haritasını çıkarabilseler ve hangi ülkede ne kadar muhtaç var ve ihtiyaç sahiplerin en elzem ihtiyaçları nelerdir tesbit edebilseler ve ona göre ortak hareket ederek fakruzarureti ortadan kaldırmaya çaba gösterebilseler. Biz de gönül rahatlığıyla şu ülkeye bu sene daha çok yardımda bulunalım ve adı geçen ülkeyi zaruretten kurtaralım diye var gücümüzle yardımda bulunma imkanına kavuşsaydık.

Böyle bir imkandan mahrumuz, onun için herkes kendince bir zaruret belirliyor, ona göre de yardımda bulunuyor.

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim; bu ülkede yardım edilen ülkelerin bir kısmı kadar muhtaç insanlar vardır.

Bu salgın dolayısıyla ülke içinde bir yardımlaşma oldu. Yardım kuruluşlarımız içeride muhtaçlara yardımda bulundular, çok iyi oldu.

Lafı çok dolandırdığımın farkındayım. Beniâdem bir bütündür, Müslim gayri Müslim, muhtaç olan herkese yardımda bulunma zorunluluğumuz var. Hele ümmet coğrafyasında çok fakirlik çeken insanlar varken Türkiye'de yaşayan muhtaçları öncelemek bir bakıma ümmet anlayışına da terstir.  Bu vb. düşünceler beynime sökün ediyor. Lakin yanıbaşımda bu Kurban Bayramı'nda bir iki kilo kemikli ete sevinen insanları da gördükçe hayıflanıyorum.

Bu ülkeye sığınan muhacirleri de mutlaka hesaba katmalıyız. Bodrum katında, havasız yerde 10-15 kişinin kaldığını ve çok muhtaç olduklarını da biliyoruz. Böyle birileri bu ülke yok diyen varsa buyursunlar gösterebilirim.

Yardım kuruluşları, bu ülkedeki muhtaçları es geçmemelidirler. Çünkü bu ülkede kimin ne kadar muhtaç olduğunu çok iyi bilebilme imkanına sahibiz. Fakat yurt dışında bu imkana sahip değiliz.

Bir uyarıda daha bulunmak istiyorum; bu sene İBB İstanbul'da kurban eti dağıttı. İBB'nin böyle bir hakkı var mıdır yok mudur, istismar ediyor mu etmiyor mu? Onu bilemem, muhtemelen istismar ediyordur. Çünkü normal şartlarda CHP zihniyeti ile kurban dağıtma bir araya gelemez. Lakin bu anlayış içeride insanımızı o tarafa yönlendirir ve yardımların ülke içinde dağıtımı rağbet görebilir.

Yardım kuruluşlarımız, Türkiye'de ne kadar kurban hissesi dağıttıklarını ilan etmelidirler ve bundan sonra da bu ülkedeki muhtaçları öncelemelidirler.

NOT: Yardım kuruluşlarımızın Şafii fıkhına da bakmalarını tavsiye ederim.

 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

ÜMMETÇİLİK - YERELLİK
Yerellik- Yerlilik Yerellik İng. Local...
12 Eylül Değerlendirmesi / Independent Türkçe Röportajı
(12 Eylül 2020, Cumartesi) Kazım Sağ...
Nisyan
(18 Ağustos 2020, Salı) İnsan nisyan...
Say ü Gayret
(14 Ağustos 2020, Cuma) Bir adale ne k...
Yardım Kuruluşları
(4 Ağustos 2020, Pazartesi) İnsanın ...
Asım Gültekin Rahmet-i Rahman'a Kavuştu
(24 Temmuz 2020, Cuma) İNNA LİLLAHİ ...
15 Temmuz
(17 Temmuz 2020, Cuma) 15 Temmuz darbe ...
Toplumsal Yapılanmada Dinin Yeri - V
(11 Temmuz 2020, Cumartesi) MODERN DÜN...

Kimler Sitede

Şu anda 11 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 557
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 3654212
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >