Abdülhak Hamid'in Namık Kemal ve Ziya Gökalp Hakkında Bir Değerlendirmesi PDF Yazdır e-Posta

(10 Ağustos 2018, Cuma)

Milli Türk Talebe Birliği; “Namık Kemal, Ziya Gökalp” anma toplantısı düzenlemiş, toplantıya davet edilen Abdülhak Hamit ve Sami Paşazade Sezai hastalıkları dolayısıyla katılamamışlar. Birer mektup yollamışlar bu mektuplar salonda okunmuş. Abdülhak Hamid’in mektubu şöyledir;

“Hamit Bey'in mektubu "Edebiyatta benim son üstadım Kemal’dir” cümleleriyle başlıyor ve:

"Ondan evvel Recai Zade Ekrem’i ve daha evvel de Şinasi’yi zikredebilirim. Kemal’in şöhret-i kalemiyesine muttali olduğum zaman on altı yaşında idim. O, yirmi sekiz yaşında idi. O. İstanbul’dan Avrupa’ya firar ediyordu, ben Tahran'dan İstanbul’a avdet ediyordum. Bu tarihten birçok seneler geçtikten sonra Recai Zadenin himmetiyle aramızda muhabere açılmıştı.

Ben burada o Bahr-i muhitin (büyük denizin, okyanusun) dalgalarını sayacak,değilim. Çünkü (o dalgalar) sayısızdır ve çünkü bir dalga büyükse yerine gelecek olan dalga daha büyüktür. Onların her biri gizli bir kasırga halinde esen: hava-yi hürriyetle coşandır ve bir tuğyan-ı hamiyet ve hamasetle o ummanın haşmet ve azametini ilan ederler. Aşk-ı vatanla vezan olan (esen)bu hava-yi hürriyet vatanın yalnız sahilleriyle dahillerine değil, hem de bütün afak ve amakına(derinliğine) müstevli olmuş (yayılmış) idi. Evet, Namık Kemal’in bu ilhamiyle birçok çocuklar, gençler, birçok şakirtler, üstatlar, bir çok da benim gibi ihtiyarlar doğmuştur! Kemal bütün zekaları teslim ederek istipdada ilan-ı harbetmiş ve muzaffer olmuştur. Elhasıl, aşk-ı istiklal ve aşk-ı hürriyetle, en kuvvetli münadi olan kalemden ne sağ olabilirse Kemal’in kaleminden o sünuh etmiştir (açığa çıkmıştır). Bir Namık Kemal günü ihdasiyle Türkün Tarih mefahirine bir ruzname daha ilave etmiş olan gençlerimizi tebrik ederim. O güneş gibi parlak güne girmek için istikbalin kapısına gelmiş, biz de onu karşılamakla müftehir bulunuyoruz."

"Ziya Gökalp’ın Türk gençliğine olan hidematı elbette tezkar (hatırlamaya) ve tefekküre şayandır. Ve onun gibi bir millet efradına, millî heyecanlar ilham etmek ve o ilhamı yine millî bir lisan ile tebliğ eylemek kudretini gösteren ve büyük olduğu kadar da hayırhah olan bir şahsiyeti o milletin tebcil etmesi (yüceltmesi, saygı göstermesi) pek tabiidir. Netekim vaktiyle bir mecliste okunan ve bir defterde hatt-ı destiyle mukayyet (kendi eliyle yazılı) bulunan sözlerin hatimesinde –“yeni neslin şiiri terbiyesi de felsefi terbiyesi de Hamit’ten mevhubtur (ondan bir bağıştır)”: - diyecek kadar bana teveccühkâr olan Gökalp, taziz edenler arasında bulunmakla pek tabii olarak ben de iftihar ederim. Herhangi bir milletten yetişen hususiyle bir milletin ilim ve irfanını, vicdanî bir lisan ile tarsine(tahkike) çalışanlar, mensup oldukları milletin büyüklüğünü temsil ederler. Herbiri manevî bir heykeldir. Eski zamanlarda öyleler namına putlar yapılır ve bunlara tapılırmış, İhtimal ki putperestlik biraz da ondan ileri gelmiştir.

Biz şimdi tapmayız, fakat büyüklerimizi inkar veya tecahül etmek (unutmak, görmezden gelmek) tarik-i sakimine (dar görüşlülüğüne) de elbette sapmayız.” diye nihayete eriyordu.[Birlik Gazetesi,1 Nisan, 1934, Sayı, 10 sh. 9]

Not: (…) bana aittir.

 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

Davet Kime Yapılır?
(14 Aralık 2018, Cuma) Davetçi ...
Öğrenmenin Anahtar(lar)ı
(23 Kasım 2018, Cuma) İlim tahsil etm...
Davet-Hizmette Öncülük
(16 Kasım 2018, Cuma) Her bir fikrin, ...
Ne Olmadığını Söylemek
(9 Kasım 2018, Cuma) Ne olmadığını...
AKP Değerlendirmesi
İlgilenen ve merak edenler için ...
Ziya Gökalp'e Dair
(26 Ekim 2018, Cuma) Birlik Gazetesinde...
Cemal Kaşıkçı Vesilesiyle
(12 Ekim 2018, Cuma) Suudi vatandaşı ...

Kimler Sitede

Şu anda 57 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 489
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 2567500
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >