Akıl Sağlığı PDF Yazdır e-Posta

                                                                                                          (3 Kasım 2017, Cuma)

Güvenlik, sağlık için gerekli ama yeterli şart değildir. Güvende olmak sağlıklı olmak anlamına gelmeyebilir. Aklın güvenliğinin devamlı olabilmesi için akıl sağlığına da ihtiyaç vardır. 

Aklın sağlıklı işlemesi için; evvela beş duyunun salim olması lazımdır.

İşitmemiz düzgün değilse, iyi duyamıyor isek meseleleri iyi idrak etmemiz ve sıhhatli, dengeli, isabetli yol almamız, düzgün karar vermemiz güçleşir. Kulaklarımızın sağlığını muhafaza etmemiz, onları korumamız gerekir. İşitme organımızı sadece sıhhi açıdan muhafaza yetmez, bununla beraber aynı zamanda zararlı unsurlardan da korumalıyız.

Kötü sözün, çirkin sözün, gereksiz sözün, yersiz sözün, küfürlü sözün olduğu alanlardan kaçmalıyız. Akşama kadar ahlak bozucu, fıtrat bozucu sözler dinleyen kişinin kulağını muhafaza etmesi mümkün değildir, böylesi bir insanın işitsel olarak aklına etkisi menfidir, aklın sağlığını bozar. Zevk-i selimini yitiren birinin dinlediği müzikten, ettiği sohbete kadar kulakları bozduğu gibi aklı da bozar.

Kulaklarını gerçeğe kapatanlar/gerçekleri duymamak için kulaklarını kapatanlar, yalana kulak kabartanlar, yalan dinlemekten haz duyanlar, dinledikleri halde gerçeği işitmeyenler, şeytan mesleği olan kulak hırsızlığını yapanlar, öğüt dinlemeyi ret edenler, uyarılara kulak asmayanlar işitme duyusuna ihanet edenlerdir ve bunların akılları sağlam işlemez.

Hz. Peygamber; “Allah’ım kulağımın şerrinden sana sığınırım” buyuruyor. Demek kulağın şerri var ve biz ondan Allah’a sığınmalıyız.

Kapalı ve müphem şeylerin ardına düşmek ve o tür şeyleri çokça dinlemek yasaklanmıştır. (Riyazu’s Salihin, Yasaklar Bölümü, Hadis no,2)

İsra Suresi 36. Ayette; “Kulak, göz ve gönül bunların hepsi sorumludur.” buyurulur. Demek kulak da sorumludur, tıpkı diğer azalarımız gibi. Zaten insan azalardan müteşekkildir ve onlar aracılığıyla hayır veya şer işler. Kulaklarımızı şerlere kapatmalıyız.

Buhari’de rivayet edilen bir hadis-i şerifte; “Ademoğlunun zinadan nasibi takdir olunmuştur. O buna erişir. Gözlerin zinası bakmak, kulakların zinası dinlemek…” buyurulmuştur.

Şehveti teşvik edici ve kışkırtıcı şeyleri -buna film, şarkı, o tür dergi ve kitap okumak da dahildir- dinlemek ve ondan haz alır hale gelmek son derece tehlikelidir. Ebeveynler çocuklarının yaşlarına göre bu hususa özen göstermelidirler.

Kulak sağlığı akıl sağlığına olumlu etki eder.

Göz sağlığı da elzemdir. Gözlerimizi korumak için sağlık koşullarına riayet her insanın bildiği ve imkanları nispetinde buna riayet ettiği bir gerçektir. Lakin göz güvenliğine tam riayet edildiği de söylenemez. Çünkü küçük yaştan beri gözün güvenliği zahiri sağlığı için gerekli tedbirler alınmıyor. Okurken nelere dikkat edilmeli, nasıl okumalı, TV, film izlerken, bilgisayar, cep telefonu kullanırken nasıl kullanılmalı nelere dikkat edilmeli. Ebeveynlerin bunları hakim bir şekilde kontrol etmeleri zordur. İnsanımız son zamanlarda gözlük takmada hayli mesafe almış, bu gözlük kullanma ne denli yerli yerinde o da meçhul. Gene de bu hususta eskiye göre biraz daha iyi.

Gözün sağlığı bunlardan ibaret değildir. Gözü sadece düz bakmak ve baktığı yer hakkında tefekkür etmemek olarak görsek gözün sağlığını ve hakiki fonksiyonunu anlamamış oluruz.

Göz aynı zamanda bir algılama, anlama ve düşünme aracıdır. Nazar sadece bakmaktan ibaret değildir. Nazar; bakmak, belli bir konu hakkında düşünce sahibi olma, bakış açısı, çarpıcı güç, gerçeğe ulaştıran bakış açısı, şefkat ile bakmak gibi anlamlara da gelir. Nazar aynı zamanda bir içtihat farkı olarak da kullanılır.

Demek bakmak, görmek anlamak ile göz arasında bir irtibat vardır ve bu bakış açılarını bulandıran her şey akla da tesir eder. Bulanık görenin düzgün düşünmesi mümkün değildir. Olayları olduğu gibi göremeyenin doğru karar vermesi imkansızdır.

Kuran-ı kerim bize gözle, bakmakla ilgili hem bilgi veriyor, gözlerimizin ehemmiyetini bildiriyor hem de nasıl kullanmamız gerektiğini haber veriyor, yol gösteriyor;

Mü'minun Suresi, 78. ayet: “O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz.”

Gözlerin ihata edişi sınırlıdır, En'am Suresi, 103. ayet “Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır.” Yani gözlerin baktığı yer bir noktada biter gerisi Allah’a havale ediştir.

Beled Suresi, 8. ayet “Biz ona iki göz vermedik mi?” Allah hatırlatıyor gözleri bize bağışlayan rabbimizi unutmayalım diye.

İsra Suresi 36. ayette; “Kulak, göz ve gönül bunların hepsi sorumludur.”

Tirmizi’de rivayet edilen hadiste; “İki göze cehennem ateşi dokunmaz; Allah korkusundan ağlayan göz ve Allah yolunda nöbet bekleyerek geceleyen göz.”  Demek gözün vazifeleri vardır ve onlar vazifelerini ifa ettikçe fıtratlarını uygun kullanılmış olurlar ve akla olumlu etki ederler, tersi de vakidir.

Göklerin ve yerin yaratılışına bakmak, kainatın işleyişini seyretmek, gezmek ve yeryüzünde olan ve olmakta olanları görmek ve onlardan ibret almak. Bütün bunlar insanın zihnine, aklına ve düşüncesine olumlu tesir eder.

Eve kapanıp kendini dünyaya temaşadan alıkoyanlar acaba göz hakkını ne kadar ödemiş olurlar. Göz sağlığını ne kadar muhafaza ederler. Gözlerini haramdan sakındırmayanların aklı ne denli doğru çalışır.

Akıl sağlığı için göz ve bakış sağlığına da ihtiyaç vardır.

Bakıp gerçeği göremeyenler, gerçeği görmemek için gözlerini kapatanlar, gözleri gördüğü halde görmezden gelerek kendilerini avutanlar, gören gözlerden rahatsızlık duyanlar, gerçeği görenlerden ve hakikati idrak edenlerden rahatsız olurlar.  Bunlar akıl yürütme biçimleri ile görmek arasındaki ilişkiyi de görmek istemeyenlerdir.

Kainatı perde arkasından seyredenler veya her şeyi zahiri görünüşten ibaret sananların nazarları, gerçeği kuşatmaktan acizdir ve bunu örtmek için kalp gözünün ne olduğunu bilmezler ve inkar yolunu seçerler. Böylelerin akılları da gözleri gibi ya göz önünde olanı göremeyecek kadar eblehtirler veya zahirin dışında hiçbir şeyin varlığını kabul etmezler. Bunların bakışı materyalist bakıştır.

Dilin, sözün, konuşmanın da akıl sağlığı üzerinde etkisi vardır, göz ve kulak için olan hususlar dil için de geçerlidir. Konuyla alakalı ayet ve hadisler mevcuttur. Bu çok bariz bir husustur ayrıca izaha muhtaç değildir.

Dilin afetleri ile alakalı hemen herkes bir şeyler bilir ve bu konuda başına bir şeyler de gelmiştir.

Dil bizim duruşumuzu açığa çıkarır, konuştuğumuz konular duruşumuzu belirler, anlatım biçimi nezaketimizi, ahlâk ve adabımızı açığa çıkarır. Onun için dilimize dikkat etmekliğimiz, gereğinden fazla konuşmamak ve gerektiği yerde de susmamak elzemdir. Diline hakim olan aklına da hakim olabilir.

Diğer azalarımız için de bütün bunlar gerekli ve geçerlidir.

Akıl sağlımız bizimle de sınırlı değildir. Toplumun akıl sağlıyla, devletin akıl yürütme biçimiyle de ilgisi vardır.

Devlet, akıl güvenliğini sağlar.

Toplum, mahalleli ile birlikte salihler zümresini oluşturmak için akıl sağlığı ortamını hazırlar.

Aile, akıl sağlığı için çocuklarını küçük yaştan itibaren yetiştirir, onları kontrol altında tutarak daima iyiliği, ahlâklı oluşu öğütler ve alt yapısını oluşturur. Akıl sağılığının inşasının temelini aile atar.

Burada dikkat edilmesi gereken husus; devletin sorumluluk alanı olan güvenliği devlete bırakmaktır. Toplum güvenliği sağlamakla görevli değildir, buna soyunursa devletin yetki alanına girer ve devlet işleyişini bozar. Devlet de toplumsal alanın oluşturmasını güvenlik dışında kalan taraflarını toplumsal örgütlenmelere bırakmalıdır. Adı konulmamış bir işbirliği sağlanmalıdır aksi halde yetki kargaşası olur. Sivil alanı genişletip devlet alanını daraltma istikrarı bozar.

Aile de toplumsal alana müdahale etmemelidir. Toplum düzgün işlerse ailenin işleri de kolaylaşır, aile dar alanda akıl sağlığını inşa etmeye kendini hasrederse başarılı olur. Aile sınırlarını aşıp toplum veya devlet sınırlarına müdahale ederse veya öyle bir yükün altına girerse altından kalkamaz ve açmaza girer.

Elan, aileler topluma ve devlete tam güvenemedikleri için, akıl sağlığının muhafazası için hem güvenliği sağlama, hem akıl sağlığını oluşturma ortamını tesis etme hem de akıl sağlını inşa etme vazifelerinin bütününü üstleniyorlar. Böyle bir ortamda akıl güvenliği de akıl sağlığı da tehlikede demektir.

 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

Ülke - Bölge - Dünya
(15 Aralık 2017, Cuma) İslam dünya...
Dostum Gazali
                          ...
Aşkın Üç Hâli
                          ...
Devlet Vatandaşının Akıl Güvenliğini Sağlamalı
                          ...
Akıl Sağlığı
                          ...
Akıl Güvenliği
                          ...

Kimler Sitede

Şu anda 100 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 450
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 2031650
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >