Meşruiyet PDF Yazdır e-Posta

Meşruiyet

İnsanların en çok muhtaç oldukları şey, bu asırda galiba meşruiyettir. Aslında her zaman ve her yerde meşruiyet aranmalıdır.

Meşru; gerçek anlamıyla, şeriata uygun olan şey demektir. Meşru olan; dine, dinin emir ve yasaklarına uygun olan demektir.

İslâm, toplumdan siyasi olarak dinden uzaklaştırıldığı ve dünyada müstakil bir nizam ve güç olarak kabul edilmediği için, meşruiyet kavramı da anlam kaymasına uğradı ve mevcut mer’i işleyişe göre kullanılır oldu.

Meşruiyet; siyasî iktidarın, yönetilenler için makul seviyede olması için, halkın rızasına dayandırmasıdır. Bir diğer deyişle iktidar ile toplum arasında karşılıklı rıza ile yapılan sözleşmedir.

Acaba Türkiye Cumhuriyeti meşru bir zeminde mi işliyor?

Cumhuriyet ilk kurulduğunda hangi sosyal zemine dayanarak, halkın rızasını nasıl alarak kuruldu ve idare biçimi halkı ne kadar işin içine katabildi?

1950’li yıllara kadar batı tarzı bir toplum oluşturmak için toplum mühendisliği yapıldı ve halk yeniden formatlandırıldı. Cumhuriyet ricali nasıl olur diye bir tip çizildi ve o tipe göre adam yetiştirildi.

Devlet idaresinden, musikiye kadar batılı tarz bir işleyiş oluşturulmak için çaba harcandı. Kim ne kadar batı değer yargılarına sahip ise o denli meşru ve makbul kabul edildi, saygınlık kazandı.

Türkçülük ana merkeze konuldu ve herkes Türk sayılarak Türklük aynı zamanda meşruiyet vesilesi oldu. Türk olmayanlar için de kendini Türk hisseden Türk olur diye bir ara formül bulundu.

1950’lerden sonra ise sağcılık meşruiyet sebebi oluverdi, çünkü NATO üyesi olduk ve yeni hür dünyada yerimizi almaya başladık, bu yeni hür dünyada iktidarda olmak için sağcı muhafazakâr olmayı gerektiriyordu, muhalefette olmak ve ileri zamanlarda alternatif olmak için de solcu olmayı gerekli gördüler. Böylece muhalefet için meşruiyet kaynağı sol oldu.

Daha sonra dünyanın genel gidişatına uyularak liberallik ihdas edildi ve meşruiyetin kaynakları arasına liberallik de giriverdi.

Bugün sağcı-İslâmcı-muhafazakâr çizgi iktidar için meşruiyet kaynağı, liberal ve etnik milliyetçilik de muhalefet için meşruiyet kaynağı olmaya başlandı.

Türkiye devletinin de meşruiyet kaynağı batıcılıktır. Elan ülkede siyaset yürütmek batı normları doğrultusunda yürümekle birebir ilintilidir. Ancak batı eski batı olmadığı için yeni batıyı anlayamayanlar mevcut hükümeti eksen kaymakla suçluyorlar, hâlbuki hükümetin çizgisi bugünkü ileri batı çizgisidir.

Dünyanın geldiği yer itibarıyla eski kalıplar ve korkularla siyaset yapılamayacağıdır. Yeni hal batıya körükörüne bağlanmayı değil batı normlarını ülke gerçeklerine adapte etmek ve uydurmaktır.

Artık halkı bedeni yerli, kafa ve gönülleri yabancılarla idare etme devri kapandı, bunu fark edemeyen sağcılar ve solcular kafa ve gönüllerini batıya ipotek ederek iktidar olmak istiyorlar, batı da buna iltifat etmeyince köpürüyorlar.

Küresel batı kapitalizmi dünyaya meydan okuyor ve kendisinin dışında hiçbir sistemin işleyemeyeceğine inanıyor. Batının bu akıl yürütme biçimine, bu meydan okuyuşuna dünyada inanmayan insan sayısı gittikçe azalıyor. Sol ve türevleri, buna itiraz ediyor gibi yapmaya çalışsa da akıl yürütme biçimleri ve geri beslenmeleri bu büyük tehlikeye karşı duracak alt yapıya sahip değildir, onun için sol batı için iç muhalefettir ve meşrudur.

Sınıfsal karşı çıkışlar, etnik karşı çıkışlar, ülkelerin ulusal menfaatlerine dayalı karşı çıkışlar, sistem içi karşı çıkışlardır. Çünkü küresellik ulus devlet anlayışından besleniyor, sınıf çatışmasından besleniyor, ilkesi menfaat olan yerele saplanmışlıktan besleniyor.

Türkiye’de meşruiyet bazı çevrelerin tekelinde, milli görüş çizgisinden gelen siyasi çevreler bu ülkenin insanı değilmiş gibi muameleye tabi tutuluyor. Onlara göre gücün “Milli Görüş”çülerin eline geçmesi sivil olmaktan çıkma anlamına gelir. Devlet - millet kaynaşması, Milli Görüş dışında olması gerekir. Bu ülkenin aslî unsuru batı kafalı olanlar olması lazım, eğer bu ülkede söz söyleme hakkı ülkenin gerçek sahiplerine geçmişse ve ülke siyaseti tarihi köklerine dönerek yapılıyorsa bu suç teşkil ediyor. İktisadî, siyasî, kültürel, askerî güç mutlaka liberallerin razı olacağı birinin elinde veya kontrolünde olursa ancak o zaman meşru kabul edilebilir.

Bazıları da gücün gücünü kullanmak istiyorlar ve fakat gücü elde etmek için bedel ödemeyi ahmaklık sayıyorlar. Küçücük bedellerini abartmayı seviyorlar ve bu abartıyı da beceriyorlar.

Başkasının ödediği bedeller üzerinden güç devşirenler, günün birinde tekrar bedel ödemek gerektiğinde koflukları açığa çıkacaktır. Bu ülkede kimin imtihanın çetin dönemlerinde kimlerin yanında olduğu bilinen bir husustur, çünkü 12 Eylül, 28 Şubat üzerinden çok fazla zaman geçmemiş ve canlı şahitler hayattadırlar.

Taşralılar uyandı bedel ödeyerek elde ettikleri gücü kullanmak için kabz-ı malcılara artık ihtiyaç duymuyorlar.

Bu muktedirlik ne kadar sahici asıl bunun konuşulması gerekir, yoksa kimin elinde olması değil.
Küresel kapitalizm, insandaki tüm hassaları harekete geçiriyor, iyi ile kötüyü karıştırarak insandaki potansiyeli kışkırtıyor. İnsan yapısını, zaaf ve meziyetlerini bilmeden onlara vakıf olmadan küresel kapitalizmle mücadele yürütülemez.

Küresel kapitalizmden meşruiyetini alan -ister muhalif olsun isterse kabul etsin aynı kapıya çıkar- hiçbir anlayış, düşünüş ve işleyiş karşı çıkamaz, alternatif olamaz. Öyle ise meşruiyetini mevcut işleyişlerin dışında arayan ve bulan bir anlayış, düşünüş ve işleyişe ihtiyaç vardır, böyle bir adrese ihtiyaç var.

Acaba o adres var mıdır, varsa hangi ülkede ve kimin/kimlerin elindedir?

3 Ekim 2012  / Timeturk 

 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

İnsanın Kendisiyle Konuşması
(14 Eylül 2018, Cuma) İnsanın ...
Davet
(31 Ağustos 2018, Cuma) اُدْعُ ...
Bizim Matbuatın İnkilaba Hıyaneti(*)
(17 Ağustos 2018, Cuma) Bugünkü Matb...
1933 Türkiyesi ile 2018 Türkiyesinin Mukayesesi
(4 Ağustos 2018, Cumartesi) Milletleri...
Külahıyla Muhavere Eden Çoban
(24 Temmuz 2018, Salı) Çok namdar, ha...
İşi Vaktinde Yapmak
(13 Temmuz 2018, Cuma) “Çî vaht...
Leylek ile Kırlangıç Hikayesi
(6 Temmuz 2018, Cuma) Leylek ile kırla...

Kimler Sitede

Şu anda 67 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 480
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 2443225
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >