Kürt Siyasetinin Yeni Hamleleri – II PDF Yazdır e-Posta

Kürt Siyasetinin Yeni Hamleleri – II

İran Kürtlerinin Siyaseti

İran’da ne kadar Kürt nüfusu var, hem yaşadıkları bölgenin coğrafik durumu, hem İran devletinin Kürt nüfusunu az gösterme siyaseti nedeniyle, İran’daki Kürt nüfusu net olarak bilinemiyor.

Ayrıca İran’ın, Şii Kürtleri Kürt saymama gibi gayreti de var. 5-6,7-8 milyon ila 10-13 milyon arasında değişen tahmini rakamlar rivayet ediliyor.

İran Kürtleri, tarihte birkaç defa devlet kurma teşebbüsünde bulunmuşlar, mevzii bazı başarılar da sağlamışlar ve fakat sonunda Pers devlet geleneği Kürtlerin devlet kurmalarına müsaade etmemiş.

İmam Humeyni ile anlaştıkları ve fakat devrim sonrasında verilen sözlerin tutulmadığı da söylenegelen iddialardır. Ayrıca İran İslâm Cumhuriyeti’nin yurt içi ve dışı suikastlar dahil bir Kürt temizleme hareketi yürüttüğü de bilinen bir vakıadır.

Tarihi İran Kürt hareketi üzerinde durmak niyetinde değilim, bugünkü siyaset üzerinde durmak istiyorum.

İran genel görüntü itibarıyla ABD, AB’nin büyük kısmı ve İsrail ile nizaalı bir devlet siyaseti güdüyor. Bunu gerçek kabul edenler, İran’ın Kürt siyasetini de müsamaha ile karşılıyorlar. Kürtlere yapılan baskılar, siyasî ve kültürel hakların ihlali normal karşılanıyor.

İran’ın siyaseti, İranlı Kürtlerin millî mücadelesini de etkiliyor. İran şu anda emperyalizmle savaştığını ve bunun için Kürtlerin kendilerini anladıklarını söylüyor.

Biraz bu konu üzerinde imal-ı fikir etmeklik gereğine dikkat çekmek istiyorum.

Şah rejimi ABD’nin büyük dostu idi, o çökünce İran, ABD açısından güvenilir olmaktan çıktı. Ve düşman ilan edildi, Ortadoğu’daki tüm gelişmeler buna bina ediliyor.

Saddam Hüseyin’i askeri olarak desteklenmesi, İran İslâm devrimini akamete uğratmak ve İran’da yükselen İslâm’ın önünü kesmek içindi.

İlk bakışta bu böyle görüntü veriyor. Saddam silahlandırıp İran’a musallat edildi akabinde gene batılı güçler Saddam’ı yönlendirerek Kuveyt’i işgal ettirdi ve ABD’nin İslâm ülkelerine girmesine vesile oldu.

O tarihlerden sonra ABD’nin ve dolayısıyla batılı devletlerin bir numaralı düşmanı İran İslâm Cumhuriyeti olmuş oldu.

Soğukkanlı ve biraz geniş olaylara bakalım;

ABD, İran’ın iki büyük hasmını kendi eliyle çökerterek acaba nasıl bir İran düşmanlığını yapmış olabilir. Yoksa İran o denli güçlü ki, ABD’nin siyasetini ters-yüz edebiliyor. Ben ABD’nin mutlak hakimiyetine inanan insanlardan değilim, ama Türkiye, Mısır vb. ülkelerdeki gelişmeleri, ABD’nin izni ve emriyle yapıldığını iddia edenler bu söylediklerimi niye kaale almıyorlar, diye bir çelişkiye bir dilamaya dikkat çekmek istiyorum.

ABD, Afganistan’daki Taliban rejimini yıkarak İran’a muhalif olan ve İran’a fikri ve siyasi düşmanlık besleyen bir hasmı bertaraf etti. Acaba Taliban rejiminin zararları, İran’ın Şii ve Farsi siyasetine mi idi yoksa ABD’nin o bölge siyasetine mi idi. İkisine de olmuş olamaz mı?

Bir taraftan Taliban’ın ABD uşşaklığı yaptığı iddia ediliyor, ABD tarafından kurulduğu söyleniyor, diğer yandan bu ABD uşşağı rejimini ABD tüm güçleriyle savaş açarak yok etmek istiyor. Bu çelişkileri sevgili İran severler izah etme zahmetinde bulunma tenezzülünde bulunsalar biz de yararlansak.

Yine ABD, İran’ın tarihi düşmanı ve Şii İslâm düşmanı Irak Sünni faşist Baas rejimini, dünyanın karşı çıkmasına rağmen saldırıp yıktı. Bu savaştan sonra İran, Irak’a hakim olmaya başladı ve tarihte ilk defa Şiileri İran’ın riyasetinde bir araya getirmesinin, siyasi, askeri ve ekonomik zeminini, hazırladı. Nasıl büyük bir düşmanlık besliyor(!)

Bu saydıklarımla İranlı Kürt siyaseti arasında nasıl bir bağ olabilir? Diyenlere; Kürtlüğün İran siyasetini güdenlerin yaptıklarına bakarak cevap bulmalarını salık vereceğim.

Kürt millî mücadelesini yürüten bağımsız birleşik Kürt siyasetini dillendirenler, acaba PJAK ile İran arasında bir antlaşma olmadığına inanıyorlar mı? Murat Karayılan ile İran arasında ne tür bir mutabakata varılmış? Kim bilebilir.

Normal dünyanın siyasi ahvali, İran düşmanı batılı emperyalistlerin, PKK ile anlaşarak -nasıl olsa Türkiye emperyalistlerin bir dediğini iki etmiyor(!)- Kürt silahlı güçlerini İran’a yönlendirmeleri ve İran’ı sıkıştırmaları gerekirdi ama ne hikmetse tersi oluyor, İran’a değil Türkiye’ye saldırılıyor. İran’ın Kürt bölgesinde sessizlik ve bir bahar havası var, İran devletiyle Kürt silahlı unsurları ortaklaşa Türkiye’ye problem çıkarıyorlar ve İran - Ermenistan - Kürt silahlı güçleri arasında adı konulmamış bir uyumluluk var.

Buradan şuraya varmak istiyorum, İranlı Kürtlük davasını yürütenlerin iradeleri ve bağımsız bir mücadele yol - yöntemleri yoktur.

Ne İran İslâmî bir siyaset güdüyor, ne de İranlı Kürtçü hareket İranlı Kürtlerin hakkını savunuyor. Biraz izan, biraz akl-ı selim ile dünya siyasetine bakmalığa davet ediyorum.

Kürtlüğün milli mücadele siyasetini güdenlerin tümü -APO, Karayılan, Bayık, Bahoz, bilinen ve bilinmeyen lider kadronun hepsi- şu an İran’daki tüm olumsuzlukları görmezden geliyor, PKK ile Türkiye arasındaki mücadelede İran devleti ve uluslararası güçlerle ortak hareket ediyorlar kendilerine ait, kendilerine has bir siyasi irade beyan etmekten uzaktırlar.

NOT; Bütün bunları Kürt halkının meşru haklarıyla alakasının olmadığını kabul ederek söylüyorum. “Kürtlerin tabii ve kavmi hakları” ile bu değerlendirmenin ilişkisi yok bu cümleyi nakarat halinde tekrarlıyorum, çünkü töhmet altında bırakılmak isteniyorum. Irak, İran, Suriye, Türkiye Kürtlerini değerlendirirken Kürt halkını asla dahil etmiyorum, Kürtlerin dindarlıklarını, kavmi özelliklerini iyi bilenlerdenim. Ama Kürt halkı adına siyaset yürütenler benim kadar Kürt halkının haklarını, onurlarını, dinlerini muhafaza ettiklerine inanmıyorum. Onlar toplum mühendisliğine soyunarak Kürtleri asimile ediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti tüm Türkiye’de din dışılığı yerleştirmeye çalıştı ve Kürt bölgesinde/Kürdistan’da ise etnik asimilasyon uygulamaya çalıştı. Şu an PKK, KCK vb. Kürtleri din, örf, adet ve ahlaki açıdan asimile etmeye çalışıyorlar. Ben bunları bilerek Kürtlük davasını yürütenlerle Kürt halkını ayırıyorum.

16 Eylül 2012  / Timeturk 

 

k_saglam

Yeni Kitabımız Çıktı

egri_agacin_golgesi

Son Eklenenler

Davet-Hizmette Öncülük
(16 Aralık 2018, Cuma) Her bir fikrin,...
Ne Olmadığını Söylemek
(9 Aralık 2018, Cuma) Ne olmadığın...
AKP Değerlendirmesi
İlgilenen ve merak edenler için ...
Ziya Gökalp'e Dair
(26 Ekim 2018, Cuma) Birlik Gazetesinde...
Cemal Kaşıkçı Vesilesiyle
(12 Ekim 2018, Cuma) Suudi vatandaşı ...
Kışkırtıcı Sorular
Dertlerin çoğaldığı döne...
İnsanın Kendisiyle Konuşması
(14 Eylül 2018, Cuma) İnsanın ke...

Kimler Sitede

Şu anda 69 konuk çevrimiçi
Üyeler : 3
İçerik : 487
Web Bağlantıları : 5
İçerik Tıklama Görünümü : 2514918
< ?php if( JRequest::getVar( 'view' ) == 'article' ): ? > < jdoc:include type="modules" name="socialwidget" /> < ?php endif; ? >